Kitabın Künyesi
Eser Sahibi: Prof. Dr. Coşkun Can Aktan
Kitabın Adı: Davranışsal Politik İktisat: Kamu Tercihi ve Davranışsal İktisat Perspektiflerinden: Politikada Rasyonalite ve İrrasyonalite: Millet İradesi ve Milletçilik İdeolojisinin Eleştirisi
Yayın Bilgileri: Litera Türk Academia Yayıncılık, Ocak 2020.
Yazarın Kısa Biyografisi
Prof. Dr. Coşkun Can Aktan, 1987 yılından bu yana Kamu Tercihi (PublicChoice) adı verilen bir disiplinler-arası araştırma alanı içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kitabın yazarı 1987-1989 ve 1995-1996 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Kamu Tercihi Araştırma Merkezi’nde (Center forStudy of Public Choice) misafir araştırmacı olarak çalışmalar yapmıştır.
Prof. Dr. Coşkun Can Aktan Kamu Tercihi yanısıra ağırlıklı olarak Hukuk ve İktisat (Law and Economics), Kurallar ve Kurumlar (Rules and Institutions), Anayasal Politik İktisat (Constitutional Political Economy) alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.
Kitabın Amacı
Yazar, bu kitapta Kamu Tercihi ve Davranışsal İktisat (Behavioral Economics) adıverilen iki ayrı disiplinin kesişim noktasında yer alan Davranışsal Politik İktisat (Behavioral Political Economy) isimli disiplinin takdimini yapmaktadır.
1986 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi James M. Buchanan öncülüğünde gelişen Kamu Tercihi ve 2002 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Daniel Kahneman ile 2017 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Richard H. Thaler öncülüğünde gelişen Davranışsal İktisat’ın yeni bir disiplinde buluşmasının ele alındığı kitap, henüz yabancı literatürde dahi gelişim aşamasında olan fevkalade önemli bir disiplin hakkında kaleme alınmış, siyaset bilimi, iktisat, hukuk ve psikoloji başta olmak üzere çok geniş bir alanda çalışan bilim insanları, politikacılar, bürokratlar, uzmanlar ve lisansüstü eğitimde yeni bir arayış içerisinde olan genç araştırmacılar için başucu kaynağı niteliği olma amacı taşımaktadır.
Kitabın Kapsamı
Kitabın kapsamı başlığı şu şekildedir:

Kitabın Ana Konusu
Kitap, birbirinden farklı üç ayrı disiplinin (politika, iktisat ve psikoloji) buluşması ile ortaya çıkan Davranışsal Politik İktisat adı verilen bir yeni araştırma programını ele almaktadır. Söz konusu disiplin bir taraftan Davranışsal İktisat(iktisat + psikoloji) ve diğer taraftan Kamu Tercihi (politika + iktisat) disiplinlerinin ortak paydasında bulunan bir araştırma programıdır.
Davranışsal Politik İktisat, dar anlamda seçmenlerin zihinsel kısayollar ve zihinsel sapmaların etkisinde kalarak irrasyonel karar ve seçimlerde bulunduklarını öne sürmektedir. Davranışsal Politik İktisat, geniş anlamda ise araştırma programı içerisinde davranışsal iktisadın irrasyonalite (irrationality); kamu tercihi iktisadının ise rasyonalite (rationality) varsayımları bir arada ele alınarak siyasal karar alma sürecinin analizini yapmaktadır.
Yazar, davranışsal politik iktisat adı verilen araştırma programının şu şekilde tanımlamaktadır:
“Davranışsal politik iktisat, kamu tercihi teorisinin “rasyonalite” ve davranışsal iktisat teorisinin “irrasyonalite” ve/veya “sınırlı rasyonalite” temel varsayımlarını esas alarak siyasal karar alma sürecinin iktisadi ve psikolojik analizini yapan bir araştırma programıdır.”
Daha anlaşılır bir şekilde ifade etmek gerekirse; Davranışsal Politik İktisat, siyasal karar alma sürecini hem rasyonalite hem de irrasyonalite varsayımları altında inceleme konusu yapmaktadır. Böylece, Davranışsal Politik İktisat,Davranışsal İktisat araştırmalarından istifade ederek sınırlı rasyonalite (bounded rationality) varsayımı altında Kamu Tercihi araştırmalarının temel konusu olan siyasal karar alma sürecindeki aktörlerin davranış, karar ve tercihlerinde ne tür zihinsel sapmalara ve zihinsel kısayollara ulaştıklarını analiz etmektedir.
Kitapta Cevap Aranan Sorular
İktisat disiplinleri içerisinde yıldızı parlayan, günümüz demokrasilerinin başarısızlığı başta olmak üzere birçok konuyu muhtelif disiplinlerden yararlanarak derinlemesine analiz eden Davranışsal Politik İktisat disiplini içerisinde cevap aranan başlıca sorular şunlardır:
Seçmenler doğru, sağlam, tutarlı ve güvenilir tercihlerde bulunabilirler mi?
Genel irade ne demektir? Genel irade, milletin özgür iradesi midir?
Genel irade ve millet iradesi aynı anlamamı gelmektedir?
Rasyonel seçmenlerin tercihleri rasyonel midir?
Siyasal aktörler (seçmenler, çıkar ve baskı grupları, politikacılar, bürokratlar) tıpkı piyasada olduğu gibi homo economicus güdüsü ile mi hareket etmektedirler? Eğer öyle ise bunun muhtemel etkileri ve sonuçları nelerdir? Rasyonel homo economicus davranışı siyasette ne tür sonuçlar ortaya çıkarmaktadır?
Siyasal süreçte rasyonel tercih teorisi geçerli midir?
Siyasal süreçte kamu tercihi teorisinin temel argümanları ve bulguları nelerdir?
Kendi özel çıkarları/menfaatlerine odaklanmış rasyonel siyasal aktörler siyasette ne tür yozlaşmaların ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedirler?
Siyasal aktörlerin rasyonel oldukları ve rasyonel davrandıkları varsayımı ne derece doğrudur?
Siyasal süreçte rasyonalite mi yoksa irrasyonalite mi hakimdir? Hangisi daha baskındır?
Seçmenler eğer rasyonel iseler neden akıl-dışı ve mantık-dışı davranış, karar ve seçimlerde bulunmaktadırlar? Neden yanlış kişileri seçmektedirler? Neden yanlışlarında ısrar ederek aynı partiye ve parti liderine oy vermeyi sürdürmektedirler?
Seçmenlerin davranış, karar ve seçimlerinde ortaya çıkan zihinsel hatalar ve zihinsel yanılgılar nelerdir?
Seçmenlerin sahip olduğu enformasyon ne derece güvenilir ve doğrudur?
Seçmenler tam enformasyona (optimal enformasyona) sahip olabilirler mi? Yoksa seçmenlerin ve diğer siyasal aktörlerin sahibi olduğu şey aslında eksik (sınırlı) enformasyon mudur?
Varsayalım ki, gerçekte imkansız olan bir şey olsun ve seçmenler tam enformasyona sahip olsunlar!.. Acaba böylesi bir durumda seçmenlerin sahip olduğu tam enformasyonu doğru bir zihinsel işleme tabi tutarak doğru bir zihinsel kapasite ve muhakeme ile değerlendirmeleri mümkün olabilir mi?
Doğru enformasyon kanalları sonuna kadar açık olsa bile seçmenler bu enformasyonu doğru biçimde değerlendirme yolunu tercih ederler mi?
Rasyonel seçmenlerin bir kısmı rasyonel cehalet yolunu tercih etmeyecekler midir? Rasyonel seçmenlerin bir diğer kesimi rasyonel ilgisizliği ve kayıtsızlığı tercih etmeyecekler midir? Rasyonel seçmenlerin bir kısmı da rasyonel irrasyonelite davranışı sergilemeyecekler midir?
Rasyonel ilgisizlik, rasyonel ilgisizlik, rasyonel irrasyonalite durumlarında biz nasıl olur da genel iradenin doğru olduğunu söyleyebiliriz?
Millet iradesi ya da milli irade olarak zihinlerimizde kutsanan kavramların ne denli doğru olduğunu sorgulamayacak mıyız?
“Millet, doğru, sağlam, tutarlı ve güvenilir seçimlerde bulunur” ifadesinin doğruluğunu sorgulamayacak mıyız?
Kitabın Özgünlüğü
Yazar, Davranışsal Politik İktisat isimli yeni bir araştrma alanına dair, henüz yabancı literatürde dahi birkaç makale yazılmış iken Türkçe literatüre özgün bir katkı sunmuştur.
Yazar, kitabın tanıtımına dair yazdığı şu ifadeler, esasen kitabın özgünlüğünü ve önemini açıkça ifade etmektedir:
“Bu kitapta demokrasinin meşruiyetini tamamen seçim ve oylama mekanizması ile açıklayan ve sandıktan çıkan sonucu doğru, sağlam, tutarlı ve güvenilir bir “millet iradesi” olarak yorumlayan ve bu iradeyi “millet egemenliği” adı altında kutsayan ve yücelten milletçilik ideolojisinin bir eleştirisi sunulmaktadır.
Hayek, Simon, Buchanan, Kahneman, Thaler gibi Nobel ekonomi ödülü sahiplerinin çalışmaları ışığında sizlere yepyeni bir araştırma programını takdim ediyoruz: Davranışsal Politik İktisat. Kamu Tercihi’nin “rasyonalite” ve davranışsal iktisadın “irrasyonalite” perspektiflerinin siyasal süreç üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını bir arada tahlil ediyoruz.”
Yazar, 40 yılık Kamu Tercihi birikimi ile Türkçe literatüre armağan ettiği nice eşsiz eserlerinin yanına eklediği Davranışsal Politik İktisat ile bu kez siyasetbilimi alanında dahi incelenemeyen birçok konuyu iktisat ve psikoloji perspektifinden ele almaktadır. Yazar, bir yönetimin meşruiyetini sadece ve sadece millet iradesine bağlamanın fevkalade eksik ve hatta yanlış olduğunu vurguladığı kitabında, milletçilik adını verdiği yeni bir teori de geliştirmiştir.




